Psiko-Estetik

Op. Dr. Tamer Şakrak > Blog > Psiko-Estetik

Psiko-Estetik

Her estetik operasyon aslen bir proje olarak ele alınmalıdır. proje hasta ve hekimin ortak fikir ve tasarımı neticesinde hayata geçirilmelidir. bu nedenle hem hastanın hem de hekimin analiz yeteneği,  bilgi paylaşımı, birbirleri arasında kurdukları empati ve  sonuçtan beklentileri son derece önemlidir.
estetik cerrahi kliniklerinin kapısından temelde 2 tip hasta girer;

1. tip ve maalesef azınlıkta olan hasta grubu, kendini rahatsız eden bir sorun nedeniyle doktora başvurmuştur. ‘karın bölgemde doğum sonrası meydana gelen sarkmadan şikayetçiyim’ ya da ‘burun sırtında, gözlük takmama bile engel olan bir kemer var!) gibi net ifadelerle sorunu anlatırlar. ve olası çözüm yolları hakkında doktordan bilgi alırlar. bu tip hastaların sonuçtan beklentileri genelde gerçekçi olup, bu nedenle çoğu zaman tedavi sonucunu memnuniyetle karşılarlar.

2. tip hasta grubu aslında geniş bir yelpazeyi oluşturur;

  • bu hastaların yönelim ve yönlendirilmeleri üzerinde,  internet, yazılı ve görsel basında neredeyse tamamına yakını ticari olan bilgilendirmeler nedeniyle ciddi bir dezenformasyon (bilgi kirliliği) etkisi vardır. (malesef ki, bu dezenformasyon kirliliğinin en önemli kaynakları fazla ticarilaeşmiş ve farklılık yaratma peşinde olan sağlıkçı ya da sağlık kuruluşlarıdır)
  • bu hastalar (çoğu dezenformatif bilgiler, tıbbi olmayan amaçlarla pompalandığı için)  doktor muayenesine ya da değerlendirmesine gerek kalmadan, zaten kendilerine tanıyı koymuş ve tedavi yöntemini belirlemişlerdir. dolayısıyla kliniğin kapısından giriş nedenleri, nerede? ne zaman? kaç para? ve ne kadar muhteşem? gibi soruların cevaplarını almaktır.
  • bu hastalar internet ve diğer medya araçlarından sahip oldukları çoğu zaman asılsız ve tutarsız bilgilerin doğruluğuna inanırlar ve hatta bu bilgilerden aldıkları güç ile doktoru sınama eyilimindedirler.

dolayısıyla 2. tip hasta grubu ile doktorun sağlıklı bir iletişim kurması, sorunu irdeleyip çözüm yolu üretmesi son derece zordur. hastaların, doktor tarafından verilen bilgilere olan güvensizliği, bilgi kirliliğinin yarattığı kafa karmaşası ve beklentilerin gerçek dışı yüksek olması nedeniyle çoğu zaman cerrahi süreç sonunda mutsuzluk ve memnuniyetsizlik kaçınılmazdır.